Ev / Blog / Battle Royale, Single Player Türünü Öldürüyor Mu?

Battle Royale, Single Player Türünü Öldürüyor Mu?

Bildiğiniz gibi son zamanlarda bir Battle Royale furyası almış yürümüş durumda. Elimizi attığımız taşın altından yeni bir Battle Royale oyun çıkıyor. Bazılarımız bu tarza karşı önyargı ile yaklaşırken, bazılarımız için Battle Royale aranılan kan durumunda. Peki işin gerçeği ne? Battle Royale, single player tarzını öldürüyor mu? Bu furya daha ne kadar devam edecek? Gelin bu soruların cevabına hep beraber bir göz atalım.
Battle Royale vs. Single Player

Gelip Geçici Bir Heves Mi?

Dönem dönem oyun dünyasını domine eden akımlar yaşanıyor. 8-10 yıl öncesinde MMORPG’ler çok modayken bir anda piyasaya League of Legends bomba gibi düştü ve MMORPG’lerin esamesi okunmaz oldu. League of Legends fırtınası hala tam olarak Dinmiş sayılmaz ancak onun tahtına rakip bir akım hızla büyüyor. Elbette ki Battle Royale oyunlardan bahsediyoruz. H1Z1 ile başlamış sayabileceğimiz (yoksa Minecraft: Hunger Games mi? :D) bu oyun türünün asıl zirve noktası ise elbette ki PUBG oldu.

PUBG türün yaygınlaşması için önemli bir adımdı. Özellikle de erken erişim oyunlara karşı önyargıların geliştiği bir dönemde karşımıza çıkıp biz oyuncuları mutlu etmesi ile zirvedeki yerini sağlamlaştırması uzun sürmedi. Ardından PUBG’nin tahtını sallayan ilk oyun ile karşılaştık. Fortnite ücretsiz oluşu ve bunun yanında oyunculara sağladığı farklı mekanikleri ile PUBG karşısında ilk ciddi rakip oldu. Bu ikilinin adı bir süre sonra sürekli birlikte anılmaya başlandı. Hatta durum öyle bir hal aldı ki, firmalar yakın zamanda kozlarını yalnızca sanal alemde değil, mahkeme salonunda da paylaştı.

Kısa zamanda büyük bir oyuncu kitlesini peşinden sürükleyerek bir ekol haline gelen Battle Royale türü için işler şimdilik iyi gidiyor gibi görünüyor. Bu tür tahtını uzun süre de terk edecek gibi değil. Ancak oyun piyasasını domine eden bu tür diğer türleri, özellikle de single player oyunları nasıl etkiliyor? Bunu anlamak için ünlü bir oyun serisinden aldığımız son habere bir göz atmamızda fayda var. Bu zamana kadar hikayesini single player ilerletip, yanına online dinamikler ekleyerek ciddi bir satış rakamına ulaşan oyun serisi yeni oyunlarında single player modu olmayacağını duyurdu. Peki bu ne anlama geliyor?

Battle Royale: Yeni Bir Ekmek Kapısı

Cevap oldukça basit. Battle Royale çok tutuyor ve gelir getiriyor. Haliyle yapımcılar da bu türe ağırlık vererek Battle Royale furyasından ekmek yemenin peşindeler. Bunun için elbette ki onları suçlayamayız. Sonuçta oyun şirketleri çıkardıkları oyunları hayrına yapmıyorlar. Belirli bir gelir getirmeyen bir oyunu sırf kitlesini memnun etmek için yapan kaç şirket gördük bu güne kadar? Indie yapımcılar bile artık çoğunlukla bu türde oyunlar çıkartıyorlar. Ha, bu oyunlardan kaçı tutuyor orası ayrı bir konu ancak piyasanın gidişatını az çok kavradığınızı düşünüyorum.

Single Player Ölüyor Mu?

Hem evet, hem hayır. Aslında bu sorunun cevabı tamamen bizlerin oyun alışkanlıklarındaki değişim ile alakalı. Yoğun geçen bir günün ardından eve geldiğinizi düşünün. Önünüzde iki seçenek var. Ya hızlıca birkaç el atıp çıkacağınız bir rekabetçi oyun, ya da hikayesine kafa yormanız gereken, bulmacaları ile dikkatinizi her an yoğunlaştırmanızı isteyen bir oyun. Çoğu oyuncu bu seçenekler içinden ilkini tercih ediyor. Onları bu tercihleri için suçlayamayız elbette. Bir de rekabetçi oyunların verdiği kazanma hissini göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Serverda bulunan oyunculara ne kadar dişli bir rakip olduğunuzu gösterip egonuzu bir miktar tatmin etmek istemenizde hiç de anormal bir durum yok. Bu konuyu daha da uzatabiliriz ancak hali hazırda uzun uzun incelediğimiz bir yazımız var. Okumak isterseniz sizi şu tarafa doğru alalım.

Konumuzdan uzaklaşmayalım, single player bir roman gibidir. Size çoğunlukla bir hikaye anlatmak ister ve bu hikayeyi anlayabilmek için kafanızı sürekli oyuna vermeniz gerekir. Bazen oyuna verdiğiniz bir haftalık arada bile kimi olayları unutabilir, ‘’ben buraya ne için gelmiştim ya?’’ sorusu ile karşı karşıya kalabilirsiniz. İşte Battle Royale tam da burada oyunculara istedikleri şeyi sunuyor. Diyelim ki PUBG oyuncususunuz ve oyuna bir ay ara verdiniz. Sorun yok, muhtemelen bir ya da iki güncelleme kaçırdınız ancak en fazla dört el oynadıktan sonra kaçırdığınız güncelleme ile değişen mekaniklere alışacaksınız. Yani hiçbir şey kaybetmemiş olacaksınız. Kafanızı toplayıp üzerine düşünmeniz gereken çok derin bir hikaye de olmadığı için bu iş sizin için çocuk oyuncağı olacak.

Ancak single player yukarıda belirttiğim sebeplerden ötürü verdiğiniz kısacık bir arayla dahi toplanamaz bir biçimde dağılmaya çok müsait bir yapı. Tabi yalnızca bu kriter çerçevesinde koca bir türün öteki karşısında ikinci plana atılmaya mahkum olduğunu söyleyemeyiz.

Single Player: Devasa Bir Dünya

Yukarıda da bahsettiğim gibi, single player adeta bir derya. Witcher örneğini ele alalım. Seri özellikle 3. oyunu ile oyuncuları adeta mest etti. Zengin hikayesi, detaylı düşünülmüş yan görevleri, fantastik yapısı ve birbirinden başarılı mekan tasarımları ile ona yalnızca bir oyun demek hakaret, sanat eseri saymamamız için hiçbir sebep yok hatta. Ancak ilk iki oyunu oynamayıp direkt olarak 3. oyun ile maceraya başlarsanız az da olsa anlamadığınız noktalar olacaktır. Bunun yanında serinin kitaplarını okuyanlar, tüm oyunları oynayanlar karşısında birkaç adım daha önde olacaklardır.

Gördüğünüz gibi single player yapı itibari ile rekabetçi oyunlardan çok daha ayrı bir konumda. Single player oyuncusu bir evreni en küçük detayları ile bilmek istemenin yanında kontrolünde olan karaktere karşı duygusal şeyler de besliyor. Koskoca bir macerayı birlikte yürüttüğünüz bir karakterden kolay kolay kopamazsınız sonuçta, öyle değil mi? Bu da single player türünü ayakta tutan en önemli özellik. Bağlı olduğunuz bir serinin yeni oyunu duyurulduğunda evde çığlıklar attığınızı düşünüyorum (en azından durum benim için böyle). Peki favori rekabetçi oyununuza gelen hangi yama size sevinç çığlıkları attırdı?

Özetlemek Gerekirse

skyrim

Single player oyunların etkileri dönem dönem azalsa da piyasalarda etkilerinin asla bitmeyeceğini düşünüyorum. Birkaç el PUBG oynadıktan sonra yine ilk günkü heyecanınızla Skyrim oynayabilirsiniz. Hem de çıkışının üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen. Ancak herhangi bir Battle Royale oyunun bu denli uzun süre oynanacağını düşünmek kelimenin en hafif tabiri ile biraz hayalperestlik olacaktır. Belki Battle Royale furyasının etkilerinin azalması uzun yıllar sürecek ancak hiçbir zaman single player türünün tahtının Battle Royale tarafından sallanabileceğini düşünmüyorum.

Peki sizin bu konu hakkında düşünceleriniz neler? Sizce Battle Royale türü daha ne kadar oyun piyasasına egemen olmayı sürdürecek? Battle Royale türü single player oyunlar için bir tehlike oluşturuyor mu? Yorumlarda bizlerle paylaşın.

Oyun dünyasındaki tüm gelişmelerden haberdar olmak için Facebook grubumuza katılabilir, birbirinden eğlenceli içerikler için Instagram hesabımızı takip edebilirsiniz.

Hakkında Beril Özge Danacı

5 yaşımda Tomb Raider oynamak için elime aldığım klavyeyi hiç bırakmadım. Kitap kurdu. Hala umutla Half-Life 3'ün çıkmasını bekliyor.

Buna da bak!

Oyungg 2. Yaş Çekiliş Sonuçları

Herkese selamlar. Çekilişin açıklanması biraz uzun sürdü, ertelenmeleri ve sebeplerini aşağıya not olarak düşeceğiz. Umarız …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir