Ev / Tavsiyeler / Kitap Önerisi – Bioshock: Rapture Şehri

Kitap Önerisi – Bioshock: Rapture Şehri

Merhaba Oyungg takipçileri, bugün haftalık kitap önerilerimizin ilkini Bioshock: Rapture Şehri ile yapıyoruz. Hepinize iyi okumalar.

‘’Ben bu oyunu oynadım kitabını neden okuyayım’’ ya da ‘’Bunu okuyacağıma gider oyunu oynarım’’ dediğinizi duyar gibiyim, ama Bioshock: Rapture Şehri zannettiğiniz gibi bir kitap değil. Kitapta oyunda eksik kalan noktaların içleri çok güzel doldurulmuş. Görkemli Rapture şehri nasıl ve neden kuruldu, bu güzel ütopya nasıl oldu da bir distopyaya dönüştü gibi soruların cevaplarını kitap bize başarılı bir şekilde anlatıyor.

Kısaca kitabın hikâyesinden de bahsedelim. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları ile iyice alevlenen İkinci Dünya Savaşı tüm hızıyla sürmektedir. Birçok insan gibi Andrew Ryan da nükleer bir savaşın başlayacağına kesin gözüyle bakmaktadır. Büyük bir servetin tek sahibi ve çılgın fikirleri olan Andrew Ryan bu felaketten korunma yollarını ararken aklına birçoklarına göre fazla uçarı olan bir fikir gelir. Savaşın yıkıcı etkisinden korunmak için Atlantik Okyanusunun ortasında bilinmeyen bir yere bir su altı şehri inşa etmek. Andrew Ryan yalnızca kendini ve servetini koruma peşinde değildir, aksine elindeki serveti harcayarak bilim insanlarını, sanatçıları, kısacası devlet otoritesi ve sansüründen kurtulmak isteyen herkesi bu şehirde toplayarak onlara özgür bir ortam sunma peşindedir. Tabi bu planını uluorta duyurarak dikkatleri üzerine çekmek istemez. Bu planı gerçekleştirmek için gizliliğe ihtiyacı vardır.

Fakat böyle bir planı saklamak o kadar da kolay değildir. Dedikodular önce işçiler arasında kulaktan kulağa yayılır, sonra da diğer insanlara. Bunun sonucu olarak hak etmeyen kişiler de bir şekilde Rapture şehrine girmeyi başarır. Andrew Ryan hayalindeki özgürlükler şehrini inşa ederken aklında tek bir kural vardır, o da bu şehirde kurallara yer olmadığıdır. Yani herkes özgür olacak, sanatçılar ve bilim insanları sansür engeline takılmadan yeni şeyler üretebileceklerdir. Fakat işler Ryan’ın planladığı gibi gitmez. Toplumda hızlı bir tabakalaşma ve statü farkı başlar. Dışarıyla hiçbir bağlantıları olmayan insanları isyan için ateşlemek hiç de zor olmaz. Kendine Atlas denilen bir adamın ve oyunlardan da tanıyacağınız Dr. Sofia Lamb’in öncülüğünde bir ayaklanma başlar.

Kısaca özetlemek gerekirse, oyunların hikâyelerini derinlemesine öğrenmeyi sevenler için kitap adeta bir kaynak niteliğinde. Kitabı okuduktan sonra oyunlarda eksik kalan parçaların yerine tam anlamıyla oturduğunu hissedeceksiniz. Kitabın yazım dili oldukça akıcı ve okuyucuyu meraklandırmayı bir an bile bırakmıyor. Oyunlarda hikâyeye öncelik veren herkese, özellikle de Bioshock hayranlarına kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Fakat uyarmakta fayda var, oyunları oynamamış kişiler için kitap bir çok spoiler barındırıyor.

Oyun dünyasındaki diğer gelişmelerden haberdar olmak için Facebook grubumuza katılmayı unutmayın.

Hakkında Beril Özge Danacı

5 yaşımda Tomb Raider oynamak için elime aldığım klavyeyi hiç bırakmadım. Kitap kurdu. Hala umutla Half-Life 3’ün çıkmasını bekliyor.

Buna da bak!

Neden “To The Moon” oynamalıyız ?

Merhabalar Oyungg takipçileri, bugün sizlere yapımcılığını Freebird games’ in üstlendiği efsane oyun olan To The Moon‘dan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir