Ev / Blog / Nasıl Daha Az Mobil Veri Kullanırsınız?
Poster gg

Nasıl Daha Az Mobil Veri Kullanırsınız?

Günümüzün en büyük teknolojisi belki de internettir. Fakat ülkemizdeki telekomünikasyon şirketleri biraz cimri davrandığı için doya doya kullanmak pek mümkün olmuyor. Peki nasıl daha az mobil veri kullanırsınız? Böylelikle daha çok işinizi halledersiniz?

İşte bu blog yazımızla birlikte bu sorunu çözmeye çalışacağız. Geniş ve bol bol taktik verdiğimiz bir yazı yazmaya çalışacağız. Umarım işinize yarar ve mobil verinizi daha dikkatli kullanarak fatura yükünüzü azaltırsınız. Unuttuğumuz ya da bilmediğimiz şeyler olabilir. Sizler de bu fikirlerinizi yorumlar kısmında paylaşarak diğer insanlara yardımcı olabilirsiniz. Şimdi dilerseniz konumuza geçelim.

Uygulamaların Lite ya da Light versiyonları olabiliyor!

Büyük şirketler ve oluşumlar bu sisteme geçmeye çoktan başladılar. Çünkü birçoğu için en önemli şey kullanıcı memnuniyeti. Umarız yakında bütün uygulamalar için bu versiyonları görme ve kullanma fırsatımız olur.

Öncelikle Lite nedir?

Uygulama ve mobil sitelerin görsellikten biraz uzaklaşarak, internet kullanımını azalttığı ve gereksiz masraflardan bizleri kurtardığı yan aplikasyonlara Lite ismi verilmekte. Tabii bazı oluşumlar daha alışıldık şekilde kullanarak Light diyorlar orası ayrı. Gelin bilindik birkaç örnek vererek tavsiyede bulunalım sizlere.

Hangi Uygulamalar’dan bahsediyoruz?

Facebook Lite aralarında en bilineni ve Messenger Lite ile de mesajlaşmayı daha kolay hale getirebiliyorsunuz. Zaten FB Lite kullanıyorsanız Messenger kullanmanız da zorunlu değil. Facebookta saatlerinizi geçiriyorsanız veri tasarrufu önemli demektir, bu yüzden özellikle tavsiye ediyoruz. Bu bahsi geçen uygulamalar direkt Facebook tarafından geliştirilen uygulamalar. Mesajlaşmak için Line kullananlar da şanslı çünkü Line Lite şeklinde bir yan uygulamayla onlar da veri kullanımı azaltmışlar. Birçok bilinen Mobil Oyun’un da Lite versiyonu var fakat onlardan bahsetmeyeceğiz. Linklere tıklayarak uygulamaları indirebilirsiniz.

1080p izlenir mi ama böyleyken? Hele bir de 60 fps olsa?

Video izlemeyi sever misiniz?

Severim dediğinizi duyar gibiyim. O zaman sağ taraftan videoların nasıl internet sömürdüğüne bir göz atın dilerseniz. Şimdi konuyla ilgili şunu söyleyeceğim eğer videoları Youtube üzerinden izliyorsanız 480p üzerine çok uğramayın derim, çünkü youtube sizi oradan oraya sürüklerken paketinizi bitirebilirsiniz. Özellikle şarkı dinlemek için uygulamayı açtıysanız 144p, bilemedin 240p‘yi geçmeyin.

Peki ya Facebook’ta? Instagram’da?

Facebook Lite kullanmaya başladıysanız zaten böyle bir sorununuz kalmamıştır, videoların üzerinde ne boyutta oldukları yazıyor ve gözünüze büyük görünüyorsa izlemezsiniz. Zaten uygulamanın kendisi de kaliteden el verdiğince kısıyor. Ayrıca Facebook’ta otomatik olarak başlayan canlı yayınlar ve videolar gibi dertleriniz de yok.

Instagram‘da ise şu yolla veri trafiğini azaltabilirsiniz; Profiliniz – Seçenekler (Üç nokta, sağ üst) – Hücresel Veri Kullanımı (Aşağılarda) – Daha Az Veri Kullan. Gerçi Instagram dahi çok önermiyor ama Wifi bulamadığınızda işe yarar gibi gözüküyor buradan bakınca.

Veri Kotanızı Ayarlayın!

Aylık paketiniz ne ise başladığı anda kendi kotanızı da ayarlamanızda fayda var. Çünkü paket aşımlı hizmetlerde şirketlerin müşterilerini öpmeyi ne kadar sevdiğini bilirsiniz. Diyelim ki 5 gb‘lık bir paket kullanıyorsunuz. Sınırınızı ayarlar ve aralara uyarılar da koyarsanız (Telefonunuz izin veriyorsa.) paketinizi sorunsuz ve ekstra masraflar olmadan kullanabilirsiniz.

Nasıl ayarlanıyor bu Veri Kotası?

Bunun için de kendi telefonumda olduğu şekliyle bir anlatım yapayım. Bütün Android telefonlarda buna çok yakın olacaktır. IOS sistemli telefonlarda da çok daha az kompleks bir yapı olduğuna eminim. Uygulamalar – Ayarlar – Veri Kullanımı – Mobil Veri – Mobil Veri Sınırını Ayarla şeklinde ayarlamanızı kendi paketinize uygun şekilde yapabilirsiniz.

Story ve Snap Adamı Öldürür Yahu!

Arkadaşlar kısa sürede verinin canına okuyan bir tür daha günümüzde favori oldu. Biliyorum izlemesi canımızın sıkıntısını alıyor falan. Fakat aşırı bir veri kullanımı yaratıyor bu yeni teknoloji. Hele ki Whatsapp’dan Instagram’a, Facebook’tan Snapchat’e kadar her uygulamada yer alınca durum daha da fena. Mümkünse bunları izleme işini Wifi olan alanlara bırakın. Ha bu arada Wifi demişken…

Wifi Sormaktan Çekinmeyin!

Wifi kullanan – Kullanmayan

Nasıl artık her yerde Mobil Veri kullanabiliyorsak, neredeyse uğradığımız her mekanda artık Wifi bulunmakta. Hatta metrolar ve tramvaylardan tutun da, belediye otobüslerinden şehirler arası otobüslere kadar her yerde bu söylediğim geçerli olmaya başladı. Sorun şifreyi, kullanın doya doya. Paketinizi de Wifi olmayan yerlerde kullanırsınız bol bol, böylece belki söylediğimiz onca taktiğe gerek bile kalmadan sorununuzu çözebilirsiniz. Unutmayın fakirlikten ziyade sömürülüyoruz. Mobil Veriyi kimden alıyorsak suçlusu onlar bu söylediğimizin. Neyse isyan etmeden devam edelim konumuza en iyisi biz, biliyorsunuz sonra mahkemeye falan da verebiliyor bu arkadaşlar. Bitecek az kaldı.

Forest Uygulamasını Duydunuz mu?

Şimdi Forest: Stay focused isimli uygulamadan bahsedeceğiz. Fakat diğer taktiklerden ziyade bu dolaylı yoldan mobil veri kullanımınızı azaltıyor. Direkt bir etkisi yok yani lafın kısası. Bu daha çok günümüzdeki telefon bağımlılığını azaltan bir uygulama. Gerçi bu sanki daha önemli bir sorun. Şimdi hiç kendimizi kandırmayalım, iş yaparken ya da ders çalışırken dikkatimizi en çok dağıtan şey telefonlarımız. 5 dakika çalışalım, 15 dakika mobilde takılalım, millete beğeni atalım ya da stolk yapalım falan diyoruz istemsizce. Öyle de oluyor ve bu hem verimimizi düşürüyor, hem de mobil verimizin daha çabuk bitmesini sağlıyor. İşte Forest bunu aşıyor, tabii keyfinize göre bir durum bunu aşmak için bu uygulamayı kullanmak.

Nasıl bir mantıkla çalışıyor?

Aslında basit, belli bir süre telefon kullanmamak için kendinizle yarıştığınız, uyarıcı bir uygulama. Diyelim ki 45 dakika test çözeceksiniz. Bu süreyi girerek 1 ağaç dikiyorsunuz uygulamada. Eğer süre bitmeden uygulamadan çıkarsanız diktiğiniz ağaç kuruyor. Fakat süreyi uygulamadan çıkmadan doldurursanız ağaç dikilmiş oluyor. Metro ve tramvaylarda uygulamayı yolculuk süreniz tutarında çalıştırıp kitap okuyabilirsiniz mesela. Tabii oturacak yer bulabilirseniz. Ayrıca uygulamayı kullanarak ve uygulama içi alışveriş yaparak gerçek hayatta fidan dikilmesine fayda sağlayabilirsiniz. Doğa severlere duyurulur. Bence güzel bir mantık.

Kullanımı kolay ama İngilizce

Kullanımı yabancı dille olduğu için hızlıca anlatalım dedik. Umarım faydalı olur. Uygulama açıldığında sona kadar sürükleyip ‘Go’ diyerek kullanmaya başlayabilirsiniz. Eğer biraz İngilizceniz varsa zaten baştaki anlatım da sizin için yeterli olacaktır.

Uygulama açıldıktan sonra bir çember, üzerinde sarı bir nokta, alt tarafta süre ve ortada ağaç beliriyor. Noktayı çemberin etrafında sağa sürükleyerek süreyi arttırabilirsiniz ve bunu yaparken ağacın değiştiğini de görebilirsiniz. Sonrasında ise ‘Plant’ diyerek fidanı dikiyoruz ve süre başlıyor. Bu süreçte yapmamız gereken belli, o pencereden ayrılmamak ve işimize odaklanmak.

Diktiğiniz ağaçlarla ormanı görmek için sol üstteki üç çizgiye tıklayıp ağaçlara tıklayabilirsiniz. Buradan yola çıkarak analiz de yapabilirsiniz kısacası. Kulübe simgesine tıklayarak farklı ağaçlar da satın alabilir ve ormanı dekore ederek çalışmalarınızı oyunlaştırabilirsiniz.

Uygulama üzerine

Uygulama aslında Pomodoro denilen bir çalışma tekniğinin temsilcisi diyebiliriz. WM Aracı yazarlarından Being konuya ayrıntısıyla değinmişti. Merak edenler o yazıyı da okuyabilirler. Daha farklı uygulamalardan ve teknikten bahsetmişti sağ olsun. Ben de uygulamayı o yazıyla kullanmaya başlamıştım hatta.

Yazımızın sonuna geldik. Umarım “Mobil veri çok çabuk bitiyor“, “Facebook çok internet yiyor” ya da “Youtube interneti bitiriyor” gibi sorunlarınız ve kızgınlıklarınız kalmamıştır. Geniş bir şekilde ele almamızın sebebi de buydu zaten, yoksa her taktik için ayrı konu da açabilirdik. Sorunlarınızı kökten çözmek istedik. Son olarak umarım telefon bağımlılığımızı da düzenleyebiliriz demek istiyorum.

Bu blog yazımızı beğendiyseniz Blog kategorimizi de ziyaret etmeyi unutmayın. Gerek sorunları çözüyoruz, gerek bilgiler veriyoruz. Hatta gerektiğinde geniş arşivler de hazırlıyoruz. İşinize yarayacak bir şeylerimiz çıkacaktır mutlaka karşınıza.

Hakkında Eran "AramdaJungle" Küçük

Buralarda bir şeyler yazıp çiziyor, Oyungg'de yönetici olarak yer alıyor, bir de Marmara Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okuyor. Öyle pek farklı bir yanı yok, 22 yaşında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.