Ev / Blog / Oyun Bağımlılığı Gerçekten Hastalık Mı?

Oyun Bağımlılığı Gerçekten Hastalık Mı?

Poster gg

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Dünya Sağlık Örgütü tarafından güncellenen hastalıklar listesine oyun bağımlılığı da eklenmişti. Peki gerçekten Oyun bağımlılığı akıl hastalığı mıdır? Bu konuyu tarafsız bir biçimde değerlendirmeye çalışacağım, hepinize iyi okumalar.

Önce Birkaç Tanım Yapalım

Wikipedia bağımlılığın tanımını ‘’Bağımlılık bireylerin, kendilerinin ruhsal ve bedensel sağlığına ya da sosyal yaşamına zarar vermesine karşın, belirli bir eylemi yinelemeye yönelik önüne geçilemez bir istek duymaları halidir’’ şeklinde yapmış. Akıl hastalığının basit tanımı ise kişinin gerçek ile bağını kopartması durumudur. Şimdi bu iki tanımı oyun bağımlılığı noktasında birleştirelim. Ortaya çıkan sonuç kişinin kendisine zarar verecek seviyelere varana kadar oyun oynaması ve bu oyun oynama isteğini dizginleyememesidir. Bunun sonucu olarak kişinin sosyal bağlarının zayıflaması, hatta kopma noktasına gelmesi oyun bağımlılığı olarak açıklanabilir.

Peki Bu Tanım Ne Kadar Doğru?

Bana kalırsa bağımlılıkları akıl hastalığı olarak değerlendirmek doğru bir karar. Ancak ben bir tıp otoritesi değilim ve bağımlılığın binlerce farklı çeşidi var. Sigara bağımlılığı, televizyon bağımlılığı, bir kişiye duyulan bağımlılık… Bu liste böyle uzar gider.

Biz en iyisi bizi ilgilendiren kısımlarından bahsetmeye devam edelim. Hepimiz Japonya’da ortaya çıkıp tüm dünyaya yayılan otakuları biliyoruz. Bu arkadaşlar neredeyse evlerinden, hatta çoğu zaman odalarından bile hiç çıkmadan yaşıyorlar. Üretime katılmıyor, sosyal ilişkiler kurmuyor ve toplum ile neredeyse hiç iletişime geçmiyorlar. Günlerinin çoğunu animeler, oyunlar, çizgi romanlar ve filmler ile geçiriyorlar. Japonlar gibi çalışma ve üretime katılma konusunda çok katı kuralları olan bir millet için bu durum kabul edilemez bir olay. Bu yüzden otakular toplumdan daha da uzaklaşıp kendi dünyaları içinde kayboluyorlar.

Tabi ki bu bağımlılık konusunda çok uç bir örnek. Bu yazıyı okuyanlar arasında böyle bir kişi olduğunu sanmıyorum. Ancak böyle bir durumun akıl hastalığı olarak değerlendirilmesi çok mu yanlış olur? Bu noktada tekrar bağımlılığın tanımına dönüş yapmamız gerekiyor. Hemen yukarıda verdiğim tanıma bir göz atıp gelin ve bu konu üzerinde konuşmaya devam edelim.

Geldiyseniz bir örnekle devam edelim. Sigara bağımlılığı toplumumuzda ve dünyada çoğu kişinin sahip olduğu bağımlılıklardan biri. İnsan vücuduna hiçbir yararı yok, buna ek olarak bütçemize de ciddi zararlar veriyor. Ancak Dünya Sağlık Örgütü bu bağımlılığı listesine eklememiş. Buna ek olarak daha birçok bağımlılık bu listede yer almıyor. Peki bunca zararlı bağımlılık varken neden bilgisayar oyunları bu listeye alınıyor?

Bunun değişen ve gelişen teknolojinin etkilerinden biri olduğunu düşünüyorum. Dünya Sağlık Örgütünün listesi en son 1990 yılında güncellenmiş. O günden bu yana listeye eklenen herhangi bir bağımlılık bulunmuyor. Yine sigara örneği üzerinden devam edelim. Sigara çok eski zamanlardan beri insan hayatında. Yani insanlar tarafından birazcık kanıksanmış bir durum. Ancak bilgisayar oyunları son birkaç yıldır hayatımıza ciddi manada giriş yapmış durumda. Buna ek olarak hiçbir sigara bağımlısı sigara içmek için kendini toplumdan soyutlamıyor ya da üretime katılmamazlık etmiyor.

Peki Durum Aslında Ne?

Özetlemek gerekirse yukarıda verilen tanımlar çerçevesinde oyun bağımlılığının bir akıl hastalığı olarak tanımlanmasını haklı buluyorum. Ancak birkaç noktadan bahsetmeden de geçemeyeceğim. Kendini ‘’oyuncu’’ olarak tanımlayan çoğu kişi özellikle bizim toplumumuz tarafından pek ciddiye alınmıyor. Ciddiye alınmamak bir yana, hasta ve bağımlı olarak görülüyor.

Ailelerimizi ele alalım. Muhtemelen yanlarına gidip onlarla saatlerce televizyon izlemenizi sorun etmeyeceklerdir. Ancak aynı süreyi odanıza çekilip bilgisayar başında geçirdiğinizde kızacaklardır. Yani bu olay biraz da yapılan eylemin kanıksanması ile alakalı. Eşcinsellik gibi neredeyse insanlık ile yaşıt bir durum bile bu akıl hastalığı listesinden 1990 yılında çıkartıldı. Oyunlar gibi hayatımıza gireli çok olmamış bir durum için bu gibi tartışmaların olmasını doğal karşılıyorum.

Sadede Gel…

Sonuç olarak oyun bağımlılığının akıl hastalığı olduğunu düşünüyorum. İnsan hayatını olumsuz etkileyen diğer her bağımlılık gibi (tabi yukarıda verilen tanımlar çerçevesinde). Ancak her oyun oynayan kişiye ‘’bağımlı’’ yaftası yapıştırmak tabi ki yanlış. Yorucu bir günün sonunda kitap okumak ya da televizyon izlemek ne kadar normalse oyun oynamak da o kadar normal bir durum. Örneğin To The Moon gibi harika bir hikaye anlatan bir oyunun bana göre bir filmden tek farkı olayları yaşayan karakterin sizin kontrolünüzde olması. Ancak siz yine de aşırıya kaçan her bağımlılığın zararlı olduğunu unutmayın.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Oyun bağımlılığı gerçekten akıl hastalığı olarak tanımlanabilir mi? Yorumlarda bizlerle paylaşın. Ayrıca oyun dünyasındaki diğer gelişmelerden haberdar olmak için Facebook grubumuza da katılabilirsiniz.

Hakkında Beril Özge Danacı

5 yaşında Tomb Raider oynayan annemi gördüğümde işler çok değişti. Annem hala o güne lanet ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir