Ev / Haberler / Sinema Haberleri / The Protector Muhteşem Olmuş (Spoilersız İnceleme)

The Protector Muhteşem Olmuş (Spoilersız İnceleme)

The Protector ve Türkçe adıyla Hakan: Muhafız dizisini gerçekten de beğendik. Beğenmeyen onlarca sosyal medya fenomeni ve inceleme yazarına karşılık biz de bir şeyler konuşmak istiyoruz izniniz olursa.

Öncelikle şunu söylemeliyim, diziyi dün gece bitirdim ve başlayıp bitirmem arasında geçen süre 30 saat ancak eder. Yani baştan bir artı kaptı, inceleme yazıp yazmayacağımı bile düşünmediğim dizi o kadar akıcıydı ki, hemen bitirdim. Fakat akıcılık, beğendirme vs. kişinin zevkleriyle alakalı olduğu için, belki de bunu gerçek bir artı saymayabilirsiniz. O yüzden başlık başlık, geniş bir şekilde yazacağım geri kalan artıları.

Müzikleri harikaydı

Gerek Türkçe, gerekse yabancı müzikleri özenle seçilmiş, sahnelere de çok güzel yedirilmişti. Bizim ülkemizde dahi dinleyiciye ulaşma konusunda pek de başarılı olmayan onlarca güzel şarkı barındırıyor dizi. Cem Karaca, Mode XL, Hey Douglas’dan seçilen şarkıları özellikle “Şarkı koyalım, güzel durur.” diyerek koymadıkları ortada.

Kurgu’dan bahsetmesek olmaz

Müziklerin hemen ardından övülecek diğer bir nokta da işin kurgu kısmı. Dizi 30-40dk bandında tutulmuş, içerik dolu dolu. Sıkılıp durdurduğum yerleri dahi olmadı diyebilirim ki ben bunu çok büyük yapımlarda dahi defalarca yapıyorum.

Montaj ile profesyonel ilgilenen okurlarımız varsa diyerek başlığı genişletiyorum. Hareket devamlılığında hiçbir kusur görmedim, gören olursa yorumlarda bilgilendirin lütfen. Montajda ekstradan, sahne girer, kısa intro ardından girer mantığını yabancı dizilerde bol bol görüyorduk, yine burada da eksik bırakmamışlar, güzel bir detay.

Oyuncular’da doğru seçimler var

Çağatay Ulusoy, Hazar Ergüçlü tamam da, diğer isimler dikkat çekmiyor mu? Faysal Erdem rolünde gördüğümüz, Okan Yalabik, Rüya Erdem rolü ile karşımıza gelen Burçin Terzioğlu gibi güzel isimler de diziye fazlasıyla oturmuş diyebilirim.

Özellikle Çağatay Ulusoy rolünü gerçekten iyi oynamış. Bizden de kahraman çıksa anca bu kadar olur diyordum izlerken. Tabii herkesin aşırı karizma hareketleri biraz gözümüze dokunuyor izlerken, ülkede hep bunlar varsa biz metrolarda falan kimlerle seyahat ediyoruz Allah aşkına? Fakat olur o kadar da, samimi olmayı da öğrenecekler illa, belki de öğrenmeyecekler ve bilerek yapıyorlar? Heh bu da bi alt başlığın konusu.

Diyaloglar kötü (mü?)

Diyaloglar dizinin en çok eleştirilen noktalarından birisi olmuş gördüğüm kadarıyla. Evet, izlerken bana da yapmacık ve kötü geldi doğrusu. Fakat ben bunun bir hata olduğunu düşünmüyorum. Türkiye’de yapılan dizi ve filmler genellikle ya yerel pazara sunulmakta ya da orta doğu pazarına. Netflixle yapılan Hakan: Muhafız dizisi ise global pazara yaptığımız ilk dizimiz diyebiliriz.

Dolayısıyla dizinin Amerikan dizilerinden alışık olduğumuz çoğu ‘kanser’ diyalogu barındırması garip değil, hazırda bulunan bir formülü uyguluyorlar yani kısacası. Gerçekten kötü olduğunu düşünen arkadaşlara tavsiyem, yabancı dizi izliyormuş gibi izlerseniz gerçekten de kötü gelmiyor.

Özellikle yarattığı hava açısından DC-Marvel filmlerine yakın duruyor gibi gelse de şu ana kadar denk geldiğim çoğu süperkahraman dizisine göre çok çok daha iyi olduğunu söylemem lazım.

Yazının bu kısmında da Geekyapar ekibinin yaptığı incelemede Can Sungur’un söylediği şu kısma da bir eleştiri yöneltmek istiyorum. “Biz kötü işi çok seviyoruz, Flash geldi bu millet çok sevdi, Arrow geldi bu millet çok sevdi.” Yok hocam, biz saydıklarınızı sevmedik, fakat Hakan’ı sevdik. Yerli falan evet ama bu sebeplerle de değil. Biz bu işi finaline kadar izleyip sevdik, lütfen tek yorum izleyerek bir işin ‘köküne’ kadar sallamaktan vazgeçin. Hoş olmuyor.

Senaryo Arap Atı gibi

Senaryo girer girmez “Off bu ne, hakkatten kötü olacak galiba.” dememize sebep oluyor yalan yok. Sağ olsun Netflix de öyle çirkin fragmanlar yayınlamıştı ki beklentimiz yok denecek kadar azdı diziye dair. Fakat sonrasında olayı klişe mantıktan kurtarıp, daha detay noktalardan ilerlemesi gerçekten hoşumuza gitti. Eğer ilk 5-6 bölümde beğenmezseniz, son 4 bölümü de gayret edip izleyin derim. Muhtemelen ilk kısma nazaran daha az pişman olursunuz.

Daha iyisi yok mu?

Türkiye internette ortaya koyulan işler açısından fazlasıyla güçlenmeye devam eden bir ülke. Elbette The Protector’dan daha iyi işlerimiz var, hatta çok daha iyileri de gelecek. Fakat biz diziyi kendi segmentinde incelemek istedik. Kusura bakmayın ama segmenti de epey güçlü. Bu açıdan O3 Medya’yı özellikle takdir ediyoruz.

Yaptığımız inceleme dolayısıyla diziyi izlemeye karar veren okurlarımıza iyi izlenceler.

Hakkında Eran "AramdaJungle" Küçük

Buralarda bir şeyler yazıp çiziyor, Oyungg'de yönetici olarak yer alıyor, bir de Marmara Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okuyor. Öyle pek farklı bir yanı yok, 22 yaşında.

Buna da bak!

Just Cause

John Wick’in Senaristi Just Cause Filmi Üzerinde Çalışıyor

John Wick 3: Parabellum’un çıkışından kısa bir süre sonra gişe liderliğini kazanmasının ardından serinin yaratıcısı …

3 Yorumlar

  1. Ya siz bu diziye iyi diyorsanız, sizin ben dizi-sinema anlayışınıza tüküreyim ama. Allah aşkına şu ana kadar kaç dizi izlediniz bi söyleyin. Hani bu tarz konularda yeterli bilgi birikime sahip olmadan şu diziye iyi demeyin lütfen.

    • Eran "AramdaJungle" Küçük

      Selam Fatih, şimdi söyleyeceklerimi lütfen yanlış anlama. Ego kasmaya çalışmıyorum, sadece yeterli olduğumu belirtmek istiyorum. Çünkü bizim sitemizde her yazar hangi alanda içerik üretiyorsa, o alanda bilgi birikimi açısından pek eksiği yoktur.

      Şu an Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde 3. sınıf öğrencisiyim. Bu sitedeki yazılarımla beraber 100’den fazla içerik metin çıkarttım. Sadece yazı anlamında düşünmemen için portfoliomu da eklemek isterdim ama maalesef sitemizin yorumlar kısmı buna müsait değil. Yine de sektörde profesyonel olarak Kurgu işlerinde yer aldığımı, daha önce bir internet dizisinin yapımcısı ve senaryo yazarı olduğumu. Okul dolayısıyla ve ilgi alanım olduğu için birçok kısa filmde imzam olduğunu belirtmek isterim. Bu övünülecek bir şey mi bilmiyorum ama en son saydığımda 35 kadar yabancı diziyi tamamen bitirmiştim.

      Ayrıca tüm bunların haricinde sen beğenmedim diyebiliyorsun. Ben sana sen bunu söylediğin için vasıf soruyor muyum? Hayır sormuyorum, sormamalıyım da zaten. Herkes eleştirilerinde özgür olmalı. Buna sen de dahilsin ben de, yorumun için teşekkür ederim. Lütfen yıkıcı değil, yapıcı olmaya çalış. Bunu içeriklerle alakalı kötü şeyler düşünürken dahi yapabilirsin. İyi okuncalar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir