Ev / Blog / Finding Paradise Hakkında Söyleyeceklerim Var

Finding Paradise Hakkında Söyleyeceklerim Var

Geçtiğimiz günlerde Freebird’ün son oyunu olan Finding Paradise’ı bitirme şansını yakaladım. Bu yazıda ise oyunla ilgili fikirlerimi belirteceğim. İnceleme gibi bir şey olacak anlayacağınız.

Yazıda önce olumsuz gördüğüm noktaları belirtip, güzelce eleştirilerimi yapacağım. Daha sonrasında olumlu noktalarına değineceğim ve final olarak da almanızı ya da almamanızı tavsiye edeceğim. Fakat şunu da söyleyeyim, birkaç gün içerisinde genel bir Freebird Games yazısı yazacağım. Onu da okumanızı tavsiye ederim.

Olumsuz ama çok değil

Duygusallık ve şaşırtıcı sonluluk konusunda büyük eksilmeler gördüm, bu Freebird’ün konuyu işleyişini çok değiştirmemiş ama oyunu oynarken aldığımız zevki farklı bir noktaya çektiği aşikar. Zevkte azalma yok kısacası fakat bu sefer duygusallıkla değil de karmaşayla sağlamışlar diyebilirim.

Bildiğiniz üzere Freebird duyguyu müziklerinde barındırır, oyunun ilk birkaç saatlik bölümünde yeni ve dikkat çekici müzikler göremedim, eskilerini farklı aletlerle tekrar çalmış ya da direkt kullanmış gibiydiler. Müziklerine hasta olmuştum To the Moon’u oynadığımda, favorilerim falan vardı. Oyun boyunca favori müziğim diyebileceğim bir şey çıkmadı karşıma maalesef.

 

Şimdi bu yapımcı ekibin suçu değil evet ama çeviriler gerçekten midemi bulandırdı. 10 kişinin üzerinde bir ekip gönüllü olarak uğraşmış, helal olsun emek var sonuçta. Fakat arkadaşlar daha Türkçe’niz tam oturmadan böyle şeylere bulaşmanız ne kadar doğru? Gözünüzü seveyim 10 saatin altında süren bir oyunda belki 20-30 tane hata vardı. Hayır yani, oyun tamamen okuma ile hikaye anlatmıyor olsa anlarım bir yere kadar. Fakat gerçekten beni çok üzdünüz. Lütfen böyle bir işe kalkıştığınızda alın metni lisedeki Dil Anlatım hocanıza bir okutun, hatalarınızı düzeltsin.

Bu benim için kötü bir şey değil ama firmanın ürettiği oyunları oynamamış insanlar için olumsuz. Bu yüzden Olumsuz maddeler arasında saymam gerekiyor. Arkadaşlar son oyun tekil bir oyun olarak yapılmamış. Yani oyuna tam olarak hakim olabilmeniz için önceki oyunları ve dlc’leri de oynamış olmanızda fayda var. Diğer türlü kafanızda soru işaretleri kalabilir.

Şimdi de övme zamanı

Artık oyun yapıyorlar. To the Moon ve A Bird Story oynayanlar hatırlayacaktır, oynamaktan ziyade izliyorduk yapılan işleri. Artık oynamamız için daha çok fırsat vermişler. Bu hoşuma giden en önemli noktalardan birisiydi. Oyunun belirli noktalarında basit şeyler de olsa bize defalarca oynama şansı tanınmış. Bunu ilk olarak bir To the Moon DLC’si ile görmüştüm, Finding Paradise’a da uygulanması hoş olmuş.

Hani duygusallık azalmış demiştim ya yazının başlarında. Mesela bu bir sorun değil, çünkü yeri doldurulmuş, havada bırakılmamış kısacası. Karmaşa çok güzel işlenmiş, gerçekten “Şimdi ne olacak?” diye bekliyorsunuz oynama süresi boyunca.

Havada kalan soru işaretli kısımlar var evet, fakat bunlar sinir bozmadı, hatta bir sonraki işlerini beklememiz için sebep oldu. Soru işareti bıraktıklarının farkında olduklarına eminim, bir sonraki oyunlarında çözüme kavuşturacaklarına da aynı keza… Bakalım ne olacak sorusu devam ediyor kısacası.

Daha birçok olumlu noktası var fakat Spoiler olmaması için burada belirtemiyorum. Merak etmeyin, olumlu yönleri olumsuzları bayağı dövüyor, yine de çeviren arkadaşlara çok sinirliyim. Yatışmam lazım. Geçelim satın alma konusuna.

Satın almak birazcık farklı

Daha önce hiç Freebird oyunu oynamadıysanız maalesef doğru başlangıç noktası Finding Paradise değil. Hatta tavsiyem bütün dlc ve oyunlarını oynadıysanız alıp oynamanız, korkmayın çok paranız gitmez. Özellikle indirim döneminde çoğu Triple A oyunun 10’da 1’i fiyatına muhteşem hikayeleri uzun uzun oynama fırsatınız oluyor. Her ne kadar To the Moon’u şarkıları ile birlikte satın almanızı tavsiye ediyor olsam da, bu oyun için aynısı geçerli değil bu arada, ekstra masraf yaratmayın boşu boşuna bana kalırsa.

Oyun alınır mı? Elbette alınır, hatta oyun oynuyorum diyen herkesin kütüphanesinde yer edinmesi gereken bir eser. Fakat oynamadan önce Freebird’ün oyunlarını tamamlamış olmanız en büyük tavsiyem olacaktır özet olarak. Buradan da selam çakmakta fayda var. Oyunların sanat eserleri olduğunu her yeni işlerinde bizlere yeniden kanıtlayan bu nadide organizasyona ne kadar teşekkür etsek azdır. İyi ki varsınız, To the Moon’un filmini de merakla bekliyoruz.

Hakkında Eran "AramdaJungle" Küçük

Oyunlara Sega'nın ev tipi 'atari'leriyle başlamış olan 22 yaşında bir öğrenci. Oyungg projesinde yönetici olarak yer alıyor ve Marmara Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okuyor.

Buna da bak!

300 Saat Need For Speed Payback Size Ne Kazandırır?

Merhaba oyungg okurları, bu yazımda sizlere 300 saat Need For Speed Payback oynamanın sizlere neleri …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir