Ev / Tavsiyeler / Neden “To The Moon” oynamalıyız ?

Neden “To The Moon” oynamalıyız ?

Poster gg

Merhabalar Oyungg takipçileri, bugün sizlere yapımcılığını Freebird games’ in üstlendiği efsane oyun olan To The Moon‘dan bahsedeceğim. Öncelikle bu yapıma bir oyun demenin kanaatimce yanlış bir şey olduğunu söylemeliyim. Çünkü To the Moon, bir oyundan ziyade bir öykü. Hani böyle etkileyici bir kitaba başlarsınız, günlerinizi, saatlerinizi belki de haftalarınızı verirsiniz ya. Sonunda o kitabın son satırlarını okursunuz, son sayfaya gelince o günün tarihini atıp kapağını kapatırsınız. Ardından içinizde anlamsızca bir boşluk oluşur. Karşınızda duran boş duvara bakıp, derin bir nefes alıp ” Vay be” dersiniz, İşte To The Moon, o haftalarınızı verip okuduğunuz kitabı kapattıktan sonra verdiğiniz tepkiyi, haftalarınızı harcamadan sadece 4-5 saatlik bir süre sonunda verdiriyor.

8-bit bir oyun bizi neden bu kadar etkiliyor ?

Evet oyunun grafikleri 8-bit dediğimiz eski atari tipi oyunların grafikleri gibi. Ama daha önce de dediğim gibi, To The Moon bir oyundan ziyade bir öykü. Grafik düşkünü bir oyuncu da olsanız, tüm oyunları ultra ayarlarda, süper gerçekçi oynamak da isteseniz, To The Moon grafik olmadan oyun dünyasında  nasıl efsane olunur? Sorusunun en güzel cevabı. 2018 yılına girerken oyun dünyasında hikayeden ziyade grafiklere önem verildiğini görüyoruz. Buyurun biraz da konusundan bahsedelim oyunun.

Konusu ;

Oyun boyunca Dr. Watts ve Dr. Rosalene isimli iki doktoru kontrol ediyoruz.  Bu doktorlarımız Sigmund Agency of Life Generation isimli kuruluşun çalışanları. Kurumun amacı ölüm döşeğinde olan insanların, gerçek hayatta yapamadıkları şeyleri, anılarıyla oynayarak yapmışlar gibi bir izlenim yaratarak, onları son bir defa mutlu etmek. Ölüm döşeğinde olan baş karakterimizin adı  Johnny Wyles. Johnny, bir sebepten ötürü aya gitmek istemektedir. Doktorlarımızın görevi de, Johnny‘nin anılarının derinliklerine inerek bu son arzuyu aslında gerçekten olmasa da yerine getirmektir. Ve tabii ki bu anılara yolculuk sırasında Johnny‘nin bilinmeyen sırlarına da bir bakış atmış oluyoruz. Aslına bakarsanız hikayemizin vuruculuğunu en üst seviyeye çıkartan olay da bu minik sırlar.

Müzikleri ;

Oyunda insanı etkileyen önemli şeylerden biri de kuşkusuz müzikleri. Kan Gao‘nun bestelediği müzikler oyuna o kadar çok yakışmış ki, oyunun ismini duyunca şahsen aklıma hikayeden ziyade müzikleri geliyor. Özellikle de piyanonun o muazzam tınısını oyun sırasında duymak, çoğu zaman klavye üzerinden ellerimi çekip kendimi dakikalarca müziğe kaptırmama sebep oldu.

Sözlerimi tabii ki oyunun o efsane diye tabir edilen müziği ile sonlandırıyorum, İyi oyunlar!

Muziği dinlemek isterseniz ;

Hakkında Can Abik

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi. Oyungg'de Kameraman olarak yer almakta.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir