Ev / Blog / Bannerlord’un Çıkışı Ülke Ekonomisi İçin Bile Önemli

Bannerlord’un Çıkışı Ülke Ekonomisi İçin Bile Önemli

Ekonomi ile sektörümüzü birleştirmeye çalıştığımız bir diğer blog yazımız ile daha karşınızdayız. Bugünkü konumuz ise biraz Taleworlds ekibi ve bol bol Mount & Blade II: Bannerlord olacak.

Şimdi öncelikle konu kafamıza nereden esti bi’ ondan bahsedelim dilerseniz. Geçtiğimiz günlerde Ruhi Çenet Türkiye ekonomik krizine yönelik bir video paylaştı. Birçoğunuz izlemişsinizdir diye tahmin ediyorum. Eğer izlemediyseniz tamamını izlemenizde fayda var, çok güzel özetlenmiş durumlar. Fakat daha önce izlediyseniz, videonun 1:25 ile 1:45 aralığını izlerseniz bize ilhamın nereden geldiğini de anlamış olursunuz. Artık yazımıza geçebiliriz.

Hiçbir ürün satmıyor değiliz

Şimdi videonun tamamını haklı görüyoruz tabii ki, fakat o aralıkta söylenen şeye çok da katıldığımızı söyleyemeyiz. Ürün satıyoruz fakat az sattığımız için eksikliği tamamlayamıyoruz cari açık da artıyor dolayısıyla. Diyeceksiniz ki “Bunun konumuz ile alakası ne?”. Hani ürün satıyoruz dedik ya, en başarılı sattığımız ürünlerden birisi Taleworlds ekibinin geliştirdiği ve Paradox ile ortaklaşa yayınladığı seri oyunları.

Hatta o kadar başarılı ki Warband çıktıktan tam 5 sene sonra, sene 2015’de gizli ihracat şampiyonu oldu. Bunda tabii ki Steam’in bir anda dünya genelinde arşa çıkmasının ve oyunun Konsol satışlarında yaşanan yükselmelerin de payı büyüktü. Fakat gizli ihracat şampiyonu diyoruz dikkatinizi çekerim. Yani ülkemizde onca Holding, onca para babası zengin varken ülkemizi en çok kalkındıran işi bu adamlar ortaya koydu.

Oyun Dünya genelinde bu sene itibariyle 9 milyon civarı kopya sattı diye düşünülüyor ve bu satışların %95 kadarı yurt dışında satıldı. Yani yeni oyun çıktığında en az 9 Milyon bekleyeni olacak, aynı zamanda oyunun ilk yayınlandığı yılların korsan içerik tüketmenin moda olduğu dönemler olduğunu düşünürsek bu rakam daha da artabilir.

Tabii ki bu satışlardan aracı platformlar paylarını alıyor, Paradox Interactive payını alıyor. Fakat yine de ülkemize yabancı ülkelerden giren tonla döviz söz konusu her koşulda ve oyunlar temel mantıkta klavyeden tuşlara basılarak yapılan işler olduğu için masrafı da bi’ o kadar düşük. Yani ülkemiz ekonomisi açısından Bannerlord’un çıkışı gayet önemli durumda. Umarız doların paldır küldür yükseldiği 2018 senesinde, bizim de tahminlerimize uyan, kendisine yaraşır bir çıkış yapar da hem bekleyenlerin yüreğine, hem de ülke ekonomisinin yangınına bir bardak su serper.

Tabii iş sadece Bannerlord ile bitmiyor.

Belli ki işin sosyal medya kısmını kaçırdık, belli ki yazılımda da çığır açmıyoruz. Tabii endüstrileşmiş sinema konusunda da başı çekmediğimiz aşikar. Globale satabildiğimiz yerli dizilerimize lafımız yok, daha doğrusu var da bu yazı bahsetmek için uygun yazı değil. Oyunların yükselişini henüz kaçırmış değiliz. Global piyasaya yetişebiliriz ve bu konuda yetenekli pek çok insan da ülkemizde yetişiyor.

Yetişmek dedik ya, bu konuda en büyük örneklerden birisi Polonya’dır. Erasmus’da karı kız kesmek, alkol ortamlarına girmek için tercih edilen bu ülkenin en büyük kazanç kapılarından birisi oyun sektörü. Hem de öyle çok uzun zamandır değil. En fazla son 10 senedir bu durumdalar. Malum Witcher serisinin ilk oyunu 2007’de yayınlandı. Avrupa’nın küçük ekonomilerinden birisine ev sahipliği yapan ülke şimdilerde sektörün başlarına oynuyor. Amerika, Kanada ve Polonya, video oyunları sektörüne her geçen gün biraz daha şekil vermeyi sürdürüyor.

Öyle çok fazla firma da yok, sektörde ismi bol bol geçen sadece 3 firmadan söz edebiliyorum. Ne peki bunlar? Witcher serisinin yapımcısı CD Projekt Red. Bağımsız oyun stüdyolarının göz bebeklerinden ve Frostpunk, This War of Mine gibi oyunların geliştiricisi olan 11 bit Studios. Son firmamız ise bir satış platformu olan G2A.com. 3 tane büyük oluşum bir ülkeyi gayet güzel kalkındırabiliyor. Çünkü arkalarına devleti almışlar ve işlerinde iyi olmaya çalışıyorlar.

Devlet Baba bize selam çakar mısın artık?

Kıssadan hisse şu; ülkemizde de yapımcılara globale açılma fırsatı tanınmalı. Evet Taleworlds önemli bir marka, seri de önemli bir seri fakat tek başına yeterli değil. Küçük gördüğümden söylemiyorum fakat henüz dünyada Triple A olarak kabul edilmediğini, AA bir oyun seviyesinde görüldüğünü de söylemekte fayda var. Bu da değiştirilmesi gereken şeylerden birisi tabii.

Devlet bu işin arkasında nasıl durabilir? Polonya’nın yaptıkları bize de örnek olabilir aslında bu bağlamda. Öncelikle bu işle uğraşan firmalara hibeler verilmeli, çalışma olanakları sağlanmalı, devlet televizyonlarında reklam şansı verilmeli. Daha sonrasında bu sektörde yer almak isteyen insanlar üniversitelerde eğitilmeli, şu an bazı üniversitelerde bölüm olarak yer alıyor olsa da çoğu önemli üniversitede öğrenci topluluğu ya da kulüp olmaktan ileriye gidememiş vaziyette. Bu şekilde de kalifiye elaman yetiştirme sorunu ortadan kaldırılabilir. Daha sonrasında ise yapılacak şey basit, daha fazla marka yaratılmaya çalışılmalı, bu markalar da devlet eliyle desteklenmeli ki eğittiğiniz kalifiye elemanlar beyin göçü yapmak zorunda kalmasın. Ülkemizin diğer bir sorunu da bu ya zaten.

Yazının sonuna gelmişken ülkemizde bu işe emek veren bütün geliştiricilere teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

Hakkında Eran "AramdaJungle" Küçük

Oyunlara Sega'nın ev tipi 'atari'leriyle başlamış olan 22 yaşında bir öğrenci. Oyungg projesinde yönetici olarak yer alıyor ve Marmara Üniversitesinde Radyo, Televizyon ve Sinema okuyor.

Buna da bak!

Oyungg 2. Yaş Çekiliş Sonuçları

Herkese selamlar. Çekilişin açıklanması biraz uzun sürdü, ertelenmeleri ve sebeplerini aşağıya not olarak düşeceğiz. Umarız …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir